Gece Atıştırma Döngüsü: Neden Oluyor ve Nasıl Kırılır?
Akşam saatleri geceye yaklaşırken çoğumuz kendimizi mutfağın yolunu tutarken bulabiliyoruz. Bazen gerçekten aç oluruz, ama çoğu zaman sadece alışkanlıktan elimize bir şeyler alırız. Kısa vadede keyifli görünse de düzenli gece atıştırmaları uzun vadede sağlığımız için sorun yaratabilir. Bu durum sandığınızdan çok daha yaygın ve uzmanlar, özellikle her gece tekrarlanan aşırı yemenin önemsenmesi gerektiği konusunda hemfikir.
Yanlış zamanda yemek yemenin metabolizmayı nasıl etkilediğine dair bulgular her geçen gün artıyor. The Scientist dergisinde yayımlanan bir makalede, biyolojik saatimizle uyumsuz beslenmenin metabolik döngüleri bozarak kilo artışına ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulanıyor. Genetik olarak belirlenen sirkadiyen ritmimiz, aslında vücudumuzun ne zaman yemeye en hazır olduğunu da belirliyor.
Gece Yemeye Yol Açan İki Farklı Sorun
Türkiye’de de görülen uyku ile ilişkili yeme bozukluğu, kişilerin uyurgezerlik hâlinde ya da yarı uyanık halde yemek yemesiyle ortaya çıkar. Bu kişiler ne yediklerini hatırlamaz, sabah uyandıklarında mutfakta bıraktıkları izlerden ne olduğunu anlamaya çalışırlar.
Daha yaygın görülen diğer durum ise gece yeme sendromudur. Bu sorunda kişi gün içinde yeterince yemek yemeyip, kalorilerinin büyük kısmını akşam ve gece saatlerinde alır. Bazı araştırmalar, gece yeme sendromu yaşayanların 18:00’e kadar günlük enerjilerinin çok azını tükettiklerini, buna karşın 20:00–06:00 arasında günlük kalorilerinin yarısından fazlasını aldıklarını gösteriyor. Özellikle kilo problemi yaşayan bireylerde bu durum daha sık görülüyor.
Gece yeme sendromunun depresyon ve bağımlılık gibi diğer ruhsal durumlarla da ilişkili olabileceğine dair bulgular var. İlginç bir şekilde, bu kişilerde depresyon belirtileri sabah değil, akşam saatlerinde daha fazla yoğunlaşıyor.
Bu Sorun Neden Ortaya Çıkıyor?
Kesin nedeni bilinmese de, gece yeme eğiliminin uyku, iştah ve ruh halini düzenleyen hormonlardaki dengesizlikle ilişkili olabileceği düşünülüyor. Gece tüketilen karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler, kişiye kısa süreli bir rahatlama hissi veriyor olabilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, gece yemenin bir tür “kendini sakinleştirme” davranışı olabileceğini söylüyor.
Gece Atıştırma Döngüsünü Nasıl Kırabilirsiniz?
Bu döngüyü kırmak mümkün, ancak genellikle birkaç adımı bir arada uygulamak gerekiyor. Özellikle Türkiye’de yoğun iş temposu, stres ve düzensiz uyku alışkanlıkları gece yeme davranışını tetikleyebiliyor.
1. Uyku Düzeninizi Güçlendirin
Yetersiz uyku, hem iştah hormonlarını etkiler hem de gece mutfağa yönelme ihtimalini artırır. Düzenli ve kaliteli uyku, gece yeme dürtüsünü azaltır.
2. Bir Uzmandan Değerlendirme Alın
Ruhsal bir durum gece yeme davranışını tetikliyorsa, psikiyatrist veya psikolog desteği almak çok önemlidir. Depresyon ya da anksiyete tedavi edildiğinde yeme düzeni de genellikle toparlanır.
3. Gün İçinde Düzenli Beslenin
Bir diyetisyenden destek alarak gün içindeki öğünlerinizi dengeli şekilde planlamak, akşamları aşırı açlık oluşmasını önler.
4. Tetikleyicilerinizi Tanıyın
Bazı kişiler, gece yediğini fark edip nedenlerini analiz ettiğinde davranışlarında belirgin iyileşme yaşayabiliyor. Stres, sıkıntı, yalnızlık gibi duygusal tetikleyiciler sıkça rol oynar.
5. Bilişsel Davranışçı Terapiyi Değerlendirin
CBT, özellikle gece yeme sendromunda etkili bir yöntemdir. Stres yönetimi teknikleri de bu süreçte oldukça yardımcı olur.
6. Gerekirse Tıbbi Tedavileri Gündeme Getirin
Bazı çalışmalar, topiramat veya SSRI grubu antidepresanların gece yeme davranışını azaltabildiğini gösteriyor. Ancak bu ilaçlar mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır.
Türkiye’de şehir hayatı, geç saatlere kayan çalışma düzeni ve stresle birlikte gece atıştırmaları giderek daha yaygın bir sorun haline geliyor. Ancak doğru destek ve farkındalıkla bu döngüyü kırmak mümkün.
