Kızamık Salgını: Aşı ve Korunma Yöntemleri

Son dönemde ABD’deki kızamık vakaları tekrar gündeme geldi. Uzun yıllar yaygın aşılama sayesinde kızamık neredeyse tamamen ortadan kalkmıştı. 1960’larda etkili bir aşı geliştirilmeden önce, ABD’de neredeyse her çocuk kızamık geçiriyordu ve her yıl 400-500 kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybediyordu.

Ancak 2023 yazında, 42 eyalette 1.753 doğrulanmış vaka bildirildi. Bu, ABD’de hastalığın ortadan kaldırıldığı 2000 yılından bu yana bir yılda görülen en yüksek vaka sayısı oldu. En büyük salgın Batı Teksas’ta meydana geldi; 99 kişi hastaneye kaldırıldı ve aşı olmayan iki çocuk yaşamını yitirdi. Bu, 2015’ten bu yana ABD’deki ilk kızamık ölümleriydi.

Kızamık Salgınları Önlenebilir

Kızamık, aşılama ile büyük ölçüde önlenebilir. Toplumdaki kişilerin %95’i aşılı olduğunda hem aşılanan kişiler hem de çevresindekiler korunmuş olur. Ancak ABD genelinde okul çağındaki çocukların aşılama oranı 2019’da %95 iken 2023’te %92’ye düştü. Batı Teksas’ta salgının merkezindeki toplulukta bu oran %82’ye kadar düştü.

Son vakaların yalnızca %4’ü tam aşılı kişilerde görülürken, geri kalanlar ya aşısız ya da aşı durumu bilinmeyen kişilerdi. Bazı kişiler ise iki doz aşının yalnızca birini almıştı.

Kızamık Hakkında Bilinmesi Gerekenler

 

1. Kızamık çok bulaşıcıdır: Virüs solunum yoluyla saatlerce havada kalabilir ve bağışıklığı olmayan kişilerin büyük çoğunluğu enfekte olur. Kızamık, grip veya COVID-19’dan çok daha bulaşıcıdır.

2. Erken teşhisi zordur: Enfeksiyondan sonra semptomların ortaya çıkması 7-14 gün sürer. Ateş, öksürük ve burun akıntısı gibi belirtiler soğuk algınlığı ile karışabilir. Koplik lekeleri ve döküntüler birkaç gün sonra görülür ve kişi bu dönemde bulaşıcıdır.

3. Kızamık ciddi olabilir: Encefalit, zatürre, göz iltihabı, kötü gebelik sonuçları ve nadir görülen subakut sklerozan panensefalit (SSPE) gibi komplikasyonlar gelişebilir. Risk grupları; 5 yaş altı çocuklar, 20 yaş üstü yetişkinler, hamileler ve bağışıklığı zayıf kişiler.

4. Kızamık bağışıklık sistemini zayıflatabilir: Yapılan araştırmalar, kızamığın vücudun daha önce bağışıklık kazanmış olduğu virüs ve bakterilere karşı savunmasını geçici olarak azalttığını gösteriyor.

5. Aşılama son derece etkilidir: İki doz MMR aşısı %97 koruma sağlar. Nadir durumlarda aşılı kişilerde hastalık görülse de genellikle daha hafif seyreder.

6. Aşı güvenlidir: Aşı sonrası geçici kol ağrısı, düşük ateş ve kas ağrısı görülebilir. Kızamık aşısının otizme neden olduğu iddiaları çürütülmüştür.

7. Korunma yöntemleri: Aşı olmak, izolasyon uygulamak, hijyene dikkat etmek, bağışıklık durumunu kan testi ile kontrol etmek ve seyahat öncesi aşı durumunu güncellemek kızamıktan korunmayı sağlar.

Sonuç

 

Kızamık vakalarının artışı endişe verici olsa da, hastalık aşı ile kontrol altına alınabilir ve tamamen önlenebilir. Toplum sağlığı için aşı olmayı ihmal etmeyin ve çevrenizde aşı tereddüdü yaşayan kişilerle güvenilir bilgiler paylaşın.

Zona Aşısı Demans Riskini Azaltabilir mi?

Tıbbi tedavilerin yan etkileri çoğunlukla baş ağrısı, mide rahatsızlığı veya uyku hali gibi istenmeyen sonuçlara yol açar. Ancak bazen beklenmeyen bir fayda da ortaya çıkabilir. Zona aşısı için durum tam olarak böyle olabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu aşının yalnızca zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini de azaltabileceğine işaret ediyor.

Zona Hastalığı ve Aşı Kimlere Öneriliyor?

Zona, suçiçeğine yol açan virüsün yıllar sonra yeniden aktif hale gelmesiyle ortaya çıkan ağrılı, kabarcıklı bir döküntüdür. Türkiye’de de geçmişte suçiçeği geçirmiş herkes risk altındadır. Bu nedenle zona aşısı, 50 yaş üzeri yetişkinlere ve bağışıklık sistemi zayıf olan 19 yaş üstü kişilere önerilmektedir.

Demans Vakaları Artıyor

Demans, hem hastalar hem de aileleri için büyük bir yük oluşturur. Türkiye’de de nüfusun yaşlanmasıyla birlikte vaka sayılarının önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artması bekleniyor. Hastalık ilerlediğinde tedavi seçenekleri oldukça sınırlıdır. Bu yüzden etkili, güvenli ve kolay uygulanabilir koruyucu yöntemler çok büyük önem taşır.

Zona Aşısı Demans Riskini Nasıl Etkiliyor?

Bazı araştırmalar, zona geçiren kişilerde ilerleyen yıllarda demans riskinin arttığını gösteriyor. Bu da “zona hastalığını önlemek, demansı da önleyebilir mi?” sorusunu gündeme getirdi. Yapılan birkaç büyük çalışma, bu ihtimali güçlü biçimde destekliyor.

Örneğin:

  • 300 binden fazla yetişkinin incelendiği bir araştırmada, zona aşısı olan 70 yaş üstü kişilerde demansın daha az görüldüğü rapor edildi.

  • 200 binin üzerinde kişinin dahil edildiği başka bir çalışmada ise hem eski tip canlı aşıyı hem de yeni tip rekombinant aşıyı olanlarda demans riskinin yıllar içinde daha düşük olduğu bulundu. Yeni nesil aşının etkisi daha belirgindi ve bu aşıyı olanlar, eski tip aşıyı olanlara kıyasla yaklaşık 164 gün daha uzun süre demanssız yaşadı.

 

Doğal Deney: En Güçlü Kanıtlardan Biri

Yeni yayımlanan bir doğal deney çalışması, zona aşısı ile demans arasındaki bağlantıyı daha net ortaya koyuyor. Doğal deneyler, gerçek yaşam koşullarında bir grubun bir uygulamaya maruz kalıp diğerinin kalmadığı durumları analiz eder.

Bir ülkede uygulanan aşılama programında, doğum tarihi belirli bir tarihten sonra olanlar aşılanırken daha yaşlı olanlar kapsam dışında bırakıldı. Araştırmacılar, iki haftalık bir yaş farkıyla birbirine çok benzeyen yaklaşık 300 bin kişinin yedi yıl boyunca sağlık kayıtlarını takip etti.

Sonuçlar dikkat çekiciydi:

  • Aşı olmayanlara kıyasla aşılanan kişilerde demansa yakalanma ihtimali %3,5 daha düşüktü. Bu, yaklaşık yüzde 20 oranında bir risk azalmasına denk geliyor.

  • Aşı olan kadınlarda koruyuculuğun erkeklere göre daha belirgin olduğu görüldü.

 

Bu çalışma tek başına kesin kanıt sunmasa da diğer araştırmalarla birleştiğinde tabloyu oldukça güçlendiriyor.

Aşı Demansı Nasıl Önleyebilir? Olası Açıklamalar

Bilim insanlarına göre bu ilişkinin altında birkaç mantıklı biyolojik mekanizma olabilir:

  • Enflamasyonun azalması: Zona atağının önlenmesi, sinir sistemi üzerindeki kronik iltihaplanmayı azaltabilir.

  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesi: Aşı, beyin sağlığı üzerinde dolaylı bir koruma sağlayabilecek bağışıklık düzenlemelerine yol açabilir.

  • İnme riskinin düşmesi: Zona geçiren kişilerde inme riskinin arttığı biliniyor. İnme, demansa yol açan önemli faktörlerden biri olduğundan, bu riskin azalması genel demans riskini de düşürebilir.

 

Sonuç: Uygunsanız Aşı Olmak İçin Ek Bir Neden Daha

Herkesin demans riskini azaltmak için yapabileceği pek çok şey var: aktif bir yaşam tarzı sürdürmek, sağlıklı beslenmek, zihni canlı tutmak gibi. Ancak yeni bulgular, zona aşısının da bu listeye eklenebileceğini gösteriyor. Aşı hem zona hastalığının ağrılı dönemlerini önlüyor hem de uzun vadeli beyin sağlığına katkı sağlayabilir.

Uygunsanız zona aşısını yaptırmak, gelecekte demans riskinizi azaltabilecek önemli bir adım olabilir. Devam eden araştırmalar, bu ilişkinin detaylarını ortaya koydukça tedavi ve korunma stratejileri de zenginleşecek.