Prostat Kanseri: Kanser Mi, Yoksa Daha Hafif Bir Durum Mu?

Yaklaşık her altı erkekten biri hayatının bir döneminde prostat kanseri teşhisi alır, ancak çoğu zaman bu kanserler ciddi bir tehdit oluşturmaz. Yeni teşhis edilen erkeklerin büyük kısmı, yıllarca belirti vermeden ilerleyebilen ve genellikle acil müdahale gerektirmeyen Derece Grubu 1 (GG1) prostat kanserine sahiptir.

GG1 Kanseri Nedir?

 

Prostat kanseri, yayılma derecesi ve mikroskop altında ne kadar agresif göründüğüne göre sınıflandırılır. Saf GG1 kanseri, en düşük riskli formdur, yaşla birlikte sık görülür, vücudun diğer bölgelerine yayılmaz ve genellikle acil tedavi gerektirmez. Bu nedenle bazı uzmanlar, buna “kanser” denilmesinin gereksiz endişe yarattığını savunuyor.

Tedavi Yaklaşımları

 

GG1 kanseri çoğunlukla PSA taramaları sırasında tespit edilir. Bu taramanın amacı daha agresif kanserleri erken yakalamaktır, ancak genellikle GG1 kanseri tesadüfen bulunur. Uzmanlar, bu tür hastalıkların aktif gözetimle yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Aktif gözetim, düzenli PSA kontrolleri, biyopsi ve görüntüleme ile hastalığın izlenmesi ve yalnızca ilerleme görüldüğünde tedavi yapılması anlamına gelir.

Ancak ABD’de düşük riskli prostat kanseri olan erkeklerin yaklaşık %40’ı hemen tedavi edilmektedir. Bunun nedenlerinden biri, “kanser” kelimesinin güçlü bir duygusal etkiye sahip olmasıdır. Bu kelime, yayılma ve ölümle ilişkilendirilir; bu nedenle, GG1 kanseri acil bir sorun olmasa bile erkekler endişelenip gereksiz tedaviye yönlenebiliyor. Bu durum, ameliyat veya radyasyon gibi yan etkileri olan gereksiz tedavilerle sonuçlanabiliyor.

İsim Değişikliği Tartışması

 

Uzmanlar, GG1 kanserinin yerine “asiner neoplazm” gibi, dokuda anormal ancak ölümcül olmayan bir durum olarak adlandırılmasını öneriyor. Bazı uzmanlar, hastalara “kanser” denmezse aktif gözetimden vazgeçebileceklerinden endişe ediyor. Ancak savunucular, GG1 hastalarının kendilerine zarar verme potansiyeli olmayan bir teşhisle psikolojik yük altında bırakılmaması gerektiğini belirtiyor.

Biyopsiler, prostatın yalnızca küçük bir bölümünü örneklediği için, GG1 kanseri taşıyan erkeklerin aktif gözetim altında izlenmesi önemlidir. Ayrıca ailede agresif kanser öyküsü olan veya BRCA1 ve BRCA2 gibi genetik mutasyon riski yüksek erkeklerin daha sık takip edilmesi önerilmektedir.

Uzmanlar, isim değişikliğinin sadece patolojiye dayandırılamayacağını, genetik ve genomik testlerin de dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Bu testler, ileride daha agresif davranabilecek düşük riskli kanserleri tespit etmede yardımcı olabilir.

Genç patologlar ve ürologlar arasında isim değişikliğine olan destek giderek artıyor. Uzmanlar, bu değişikliğin zamanla gerçekleşeceğini ve GG1 kanserinin daha doğru bir şekilde tanımlanacağını öngörüyor.